Daha iyi olmak ellerinde

Başlığı atarken daha iyi insan olmayı kastetmedim aslında sadece fiziksel ve zihinsel olarak iyi olmaktan bahsetmek istedim. Daha iyi hissetmek için yaşam tarzınızı değiştirebilirsiniz. Olumsuz düşüncelerden kurtulmak ve depresyona karşı savaşmak için yapabileceğiniz daha birçok şey vardır. Daha iyi hissetmenizi sağlayabilecek bu basit ipuçlarına odaklanın sevgili travesti dostlar siz güçlüsünüz ve depresyon sizi yıkamaz. Biraz hareket edin.  Egzersiz yapın, dans edin, yürüyüşe çıkın veya parkta koşu yapın. Tüm bunlar depresyon için mükemmel doğal ilaçlardır. Fiziksel aktivite, muhteşem hissetmenizi sağlamak için beyinde çalışan bir madde olan endorfinin salgılanmasını sağlar. Açık hava aktiviteleri tavsiye edebilirim. Güneş ışığı ile doğrudan temas etmenin, vücuttaki serotonin seviyelerini arttırdığı kanıtlanmıştır. Güneşten faydalanmak için, sabah erkenden veya akşamüstüne doğru açık hava aktiviteleri yapın. UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı daima tedbir almayı da ihmal etmeyin. Mümkün olduğunca çok gülün. Gülmek de bol miktarda endorfin salgılanmasını sağlar, rahatlatır ve stresi yok eder. Eğlenceli filmler izleyin, arkadaşlarınızla dışarı çıkın ve gülebildiğiniz kadar çok gülün. Bu çok daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Hayatta hepimiz bazen kötü dönemlerden geçebiliriz. Zihinsel durumunuzu düzeltmek için bu basit ipuçlarını uygulayın. Ancak semptomlar geçmezse ve uzun bir süre boyunca üzgün hissederseniz, kronik depresyon geçiriyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda derhal doktorunuza danışmalısınız. Maalesef son günlerde herkesin bir terapisti olmuş, bu bir ihtiyaç haline dönüştü. İnsanlar yalnızlaştıkça dertleri de arttı. En son İzmit travestilerinden Buse için gitmiştik doktor hepinize bakayım deyince atlamıştık hemen meğer hepimiz biraz kaçırmışız keçileri olacak o kadar hayat her geçen gün biraz daha üstümüze geliyor. Aslında basit bir yiyecek bile iyi gelebiliyormuş depresyona mesela kuruyemiş tüketmek,sert kabuklu yemişler ve badem – Bu kuruyemişler omega-6, omega-3 yağ asitleri ve polifenoller içerir. Bu maddelerin sinir sistemi üzerinde oldukça olumlu etkileri vardır. günün herhangi bir saatinde, yemeklerden ayrı olarak veya salatalarla birlikte tüketebilirsiniz. Muz – Genellikle kan şekeri düşünce insanın ruh hali kötüleşir ve olumsuz düşüncelere kapılır. Muz bol miktarda şeker ve triptofan içerir. Triptofan, “mutluluk hormonlarından” biri olan serotoninin bir ön-maddesidir. Çikolata –  Çikolatanın içindeki şeker ve kakao yağı, triptofanın vücut tarafından daha kolay emilmesine yardımcı olup serotonin üretimini arttırır. Bu yiyecekleri ben çoğunlukla tüketirim demek ondan depresyona kolayca kapılmıyorum neyse hepinize sağlıklı günler dilerim İclal.

Çekici olmak!

Güzel olmak da yetmiyor artık bizlere illa çok çekici olmalı herkesi kendimize hayran bırakmalıyız. Bunun nedeni ise sanırım beğenilme arzumuzdan kaynaklanıyor. Nedir bu çekicilik ve nasıl çekici olunur merak edenlere bugün bu konuyu ele almak istedim. Yani siz değerli travesti bireylerin ihtiyacı yok ama belki okumak istersiniz.Yalnızca kadınların değil, aynı zamanda erkeklerin de erişmek istediği bir mertebe! Özellikle de şu zamanda! Ama tabii öncelikle çekicilikten kastımın ne olduğunu söylemeliyim. Zira pek çok kişi için çekicilik, kusursuz dış görünüşe sahip olmak anlamına gelir. Özene bezene yaratıldığı düşünülen insanlardır; sayısız insan için çekici olanlar! Oysaki bu çekicilikten ziyade dış güzelliktir. Diğer bir deyişe; başkalarına çekicilik gibi gelen o şey aslında görünürdeki güzelliktir. Çünkü albenili, cazibeli ya da çekici olmak için yalnızca bedensel değil; ruhsal, zihinsel ve sosyal özelliklere de bakmak gerekir. Hemen hepimiz girdiğimiz her ortamı aydınlatmak, belki de hayranlıkla baktığımız x kişisi gibi olmak için türlü türlü yöntemler deniyoruz. Yani daha çekici biri olmanın hayalini kuruyoruz. Bir kenarda unutulan o silik kişiliği ardımızda bırakmak, diğerleri gibi etrafımıza ışık saçan biri olmak istiyoruz. İşte bunun için de sözüm ona daha çekici olmaya çalışıyoruz. Ne bileyim; güzellik salonlarına gidiyor, alışveriş yapıyor, saç rengimizi değiştiriyor ve bunlara benzer şeylerle albenimizi arttırmaya çalışıyoruz. Ama tüm bu çabalarımıza rağmen yine de istediğimiz sonucu elde edemiyoruz. Çünkü en başta da belirttiğim gibi, çekiciliğe karşı yüzeysel yaklaşıyoruz. Aslında bu noktada yapmamız gereken şey; her anlamda çekici biri olmak için nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlamak ve taktiklerimizi bunlara göre belirlemek! Gelelim çok çekici Antalya travestilerinden aldığım bilgiler ışığında nasıl çekici oluruz bölümüne; Gülümsemek için çekici biri olmanın en basit ve en eğlenceli yoludur da diyebilirim. Hem bunun için özel bir çaba sarf etmenize de gerek yok. Yalnızca samimi olmalı ve içinizden geldiği gibi gülümsemelisiniz. Tabii bir de dişlerinizin güzel ve bakımlı olması gerekiyor. Yani umarım ihtiyacınız yoktur; ama eğer varsa da bir an önce dişlerinizin bakımını yaptırmalısınız, derim. “gülümse erkekler pozitif kızları sever!” gerisi haftaya bekleyin sevgiler İclal.

Takıntılı mısın?

Takıntılar kafamızı bir kere meşgul etmeye başladı mı bir türlü atamayız. Hangi burçlar neye takıyor ne kadar takıntılı oluyorlar bilmek isteyenler yazımı okuyabilirler. Baştan söyleyeyim bu bir genelleme deşildir. Her burcun ayrı bir takıntısı var. Kimisi kapalı yerde uzun süre duramıyor, kimisi marka olmayan hiçbir şeyi giymiyor, kimisi de makyaj yapmadan asla dışarı çıkamıyor… Peki, siz burcunuzun takıntılarını biliyor musunuz? Koç burcundan olanlar; Kapalı bir yerde uzun süre duramaz. Kışın başına şapka, bere takmadan sokağa çıkmaz. Araba kullanırken hız yapmaktan kendini alıkoyamaz. Sinirlendiğinde kafasını bir yere toslamadan duramaz. Boğa burcundan olanların takıntılarını şöyle sıralayabiliriz. Arabaya binsin veya eve girsin mutlaka kapısını kitler. Onlarca hatta yüzlerce çanta ve cüzdanı vardır ve hepsinin içinde üç beş kuruş mutlaka bulunur. Parfüm sürmedigi bir saat bile yoktur. Çiçeksiz duramaz. Kakülsüz duramazlar. Kakül deyince aklıma tabi ki boğa burcundan olan İzmit travestilerinden Burcu geliyor. Saçlarını nasıl kestirirse kestirsin hep önünde bir perçem bırakır hoş yakısıyor da degil mi? Pembe, yeşil mavi turkuaz takıntılari meşhurdur. Ellerini, ayaklarını oynatmadan bir şey anlatamaz. Cep telefonu olmadan sokaşa çıkamaz. Pencere açmadan bir odada duramaz. Seyahat takıntısı meşhurdur. Bildiniz evet ikizlerden bahsediyorum ikizler burcuna sahip travesti bireyler var mı böyle takıntılarınız saklamayın canım. Yengeç; Çocukluk oyuncaklarını atamaz, eskiye dair ne varsa saklar. Pazarlık yapmadan bir malı alamaz..İşine yarar diye hiçbir seyi atamaz.. Kadınları rimel sürmeden duramazlar. Aslan; Konuşurken saçıyla oynamadan duramaz. Her çantasının içinde mutlaka ayna ve de cımbız vardır. Altın kolye, altın saat, altın yüzük takmayı çok sever. Marka takıntısı olan burçlardır. Başaklar sizin de var tabi takıntılarınız ben de bir başak olarak aynı takıntılara sahibim. Basakların ellerini yıkamak en büyük takıntısıdır. Parfümsüz sokağa çıkmaz. Dudaklarını yemek takıntısı vardır. Canı sıkılmışsa, parmaklarını ritmik olarak bir yere vurarak sıkıntısını dile getirir. Teraziler sıkı durun sıra sizde; İhtiyacı olsun veya olmasın dişarı çıktı mi bir şeyler almadan eve dönmez. Her çantasının içinde ayrı bir makyaj malzemesi vardır. Marka takıntısı ile tanınır. Parfüm takıntısi meşhurdur. Oturduğu yerde bacaklarını sürekli titretir. Huzursuz bacak sendromuna sahipler yani her neyse burçlar gerçegi yansıtmaz ama arada bir burç yorumlarına bakan biri olarak bazen uyuyor. Sevgiyle kalın Iclal.

Mevcut potansiyelinizi arttırmak

pot

Bazen yapmanız gereken seyler birikir ama kendinizde bunları yapacak potansiyeli bir türlü bulamazsınız. Bu durumlarda hemen karaları bağlayıp yetersiz olduğunuzu düşünmeye başlamayın. Potansiyelinizi arttırmanın en güzel yolu zihninizi şimdiye ve şu ana odaklamakta geçer. Konsantrasyon bu yüzden çok önemlidir. Aklınızı diğer her şeyden uzaklaştırıp yaptığınız işe verdiğiniz an motivasyonunuz artacak ve enerjiniz yükselecektir. Damlayan su mermeri, yürüyen gayret dağları deler. Öncelikle bugün neler yapmanız gerekiyorsa önem sırasına göre sıralamakla başlayın. Sürekli çalışmak insan beyninin yorulmasına ve artık yaptığı işin kalitesinin düşmesine neden olur. Öyleyse mola vereceğiniz zamanı iyi ayarlamanız gerekir. Diyelim ki elli dakika çalıştınız artık son bir on dakika daha çalışayım diye yormayın kendinizi. En az on dakikalık bir mola verin. Bu kısa mola size yaptığınız işin daha doğru olmasını sağlayacak. Mola verdiğinizde imkanınız varsa ayağa kalkın kısa bir yürüyüş yapın. Çalışma masanızın etrafında atacağınız küçük turlar bile zihninizin yenilenmesine yardımcı olacaktır. İnsan en iyi yürürken düşünebilirmis. Zor kararlar alacağim zaman hep volta atmaya başlarım kafamdaki düsünceye odaklanırım ve en nihayetinde doğru kararı veririm. Tabi abartmayayım bazen yanlış kararlar aldığım da oluyor. Ne yapalım hata insanlar için önemli olan hataların sayısını minimumda tutmak. Her gün sabah aç karnına bir bardak su içmeye çalışın. Beden gece susuz kaldı ve mideniz boşken içeceğiniz bir bardak su ihtiyacınız olan mineralleri almanızı sağlayacaktır. Şükran duygunuzu güçlendirin. Her gün “güne başlarken” şükran duyduğunuz bir şeyi yazın. Sade ( Bursa travestileri ) her sabah sağlıklı uyandığı ve aklının yerinde olduğu için şükreder bir süre onunla aynı evde kaldığımdan onun bu huyu bana da geçmis güne mutlaka şükrederek başlarım. Her sabah uyandığınızda bu üç cümleyi söyleyin. Bugün harika bir gün oldu. Harika bir insanim. Her istediğimi başarıyorum. Kendinize sorun “Bugün ne harika gitti” ve “Bunu nasıl arttırabilirim”, “Ne yanlii gitti ve nasıl çözebilirim”. Hatalarından ders çıkarabilen tek canlı insandır madem düsünebiliyoruz o halde neden insan gibi düsünerek yola çıkmıyoruz. Kolay gelsin sevgiler Iclal.

Dünyada insan olmak

Dünyaya insan olarak geldin de ne oldu. Bu sana yetti mi hayır. Sen ne dünyadan ne hayvanlar aleminden bir gram nasip almadan harcadın ömrünü sonra ben insanım diye böbürleniyorsun. Bir yerlerde tıkanıp kaldıysa hayat, soluk almak güçleştiğinde, Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye basladığında ayaklarını, Dağlara dönmeli yüzünü insan. Etrafında yaratılan ne varsa bir bakalım bakalım hangisi sana kötülük yapıyor. Yoksa bu dünyada eziyet eden, çile çektiren kötülük bilen tek canlı sen değil misin? Sensin değil mi? Ölümü unuttun nelere daldın. Oysa insan yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak; Yeni insanlarla tanışmalı, yeni keşifler yapacak. Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli! Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; Zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı. Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler, Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa, Sevgisiz, soysuz kalarak! Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden, Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine. Güneşin doğusunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını. Karda yağmurda sevincine, coskusuna; Fırtınada boranda öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın! Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği; Bir yaşlının hatıralarında geçmisi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, Mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli! Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı! Çünkü; hiç dülmemilsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç çâresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; Ağlamayı bilmiyorsan, neşesizdir kahkahaların; Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların… Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne kendini düşünmekten herkesi unutmamalı! Madem insan olarak geldin dünyaya hadi hakkını ver yap insanlığını bir güle, bir kediye dokun. Hiç bir sey yapamadın mı bir yetime dokun. O da mı zor geliyor kendine dokun. Önce sen iyi olmalı insan olmalısın sonra diğerleri. İçine dönüp baktıktan sonra yargıla diğerlerini sen ne kadar iyiysen o kadar iyi olacak her şey sevgilerimle travesti Iclal.

Aşk kalbe iyi geliyor

Aşk, ruh sağlığına iyi geldiği gibi fiziksel anlamda da kişiye fayda sağlıyor. Karşılıklı ve iyi yaşanan aşk, endorfin denilen mutluluk hormonunu artırarak kalbi güçlendiriyor. Endorfin, damarların iç tabakasında bulunan endotelin daha iyi çalışmasını ve yararlı maddeler salgolamasını sağlıyor. Bu maddeler, damarları genişleterek kalbe daha fazla kan pompalanmasına olanak yaratarak kalp krizi ve felce neden olan pıhtı oluşumunu önlüyor. Demek ki neymis sevgili travesti dostlarım her bahar aşık olmak en doğrusuymuş. Aşkı zaten kim istemez ki şayet ben aşık olmayı her bahar isterim. Duygular, vücudun çalışma sistemi üzerinde çok önemli etki yaratır. Güçlü olumsuz duygular, kalp için zararlıdır, çünkü kontrolsüz ve fazla miktarda adrenalin salgılanmasına yol açar. Bu, kişide takvim yaşından sekiz yıl daha yaşlı olmasına yol açar. Bu duygular yüksek tansiyona neden olabileceği gibi vücudun normal onarım mekanizmalarına zarar verebilir ve damarları daraltarak yeterince kanın dolaşmasına engel olabilir. Aşık olduğunda duygularını kontrol etmekte zorlanan Bursa travestilerinden Gaye çıkıp sokaklara aşskını haykırmak istiyormuş. Aşk zaten paylaşılmazsa aşk olmaz o yüzden şairler aşklarını şiirlerle anlatmıslardır. Kalbinizi üzecek ne yaptıysanız, onları geride bırakın. Sigarayı bırakın, aşırı kiloluysanız kilo vermeyi artık gündeme alın, hiç spor yapmiyorsanız spor yapmaya başlayın. Tansiyon ve şekerinizi düzenleyin. Kalbinize yönelik yaptiğınız her türlü ihaneti geride bırakın ve ‘Ben artık bunları yapmayacağım’ kararı alın. Daha barışçt, daha uzlasmacı, daha az stresli, daha huzurlu bir yaşam tarzı benimseyin. Öncelikle kendi iç dünyanızla barışın. Bu sayede etrafınıza mutluluk ve barış mesajları verebilirsiniz. Mutlu yaşayabilmek için sağlıklı bir aşk hayatına ihtiyaç vardır. Düzenli bir aşk hayatı olan insanların yaşam kalitelerinin artacağı da kesindir. Aşık olduğumuzda beynimiz phenylethylamin üretir. Bu madde de kalp atışını hızlandırır ve keyif verir. Ayrıca iyi bir müzik dinlemek, spor yapmak, yoga da endorfinimizi artırır. Ben artık kalbime ihanet etmeyeceğim!” kararını alın ve bu zamana kadar kalbinizi üzecek ne yaptıysanız onları geride bırakın. Aşkınız daim olsun sevgilerimle travesti Iclal.

Geri dönüşüm

Bu dünyaya insan geldi ve ortalık çöp denizine döndü. Maalesef yediğimiz içtigimiz gıdaların ambalajlarını çöp kutusuna bile atmakta zorlanıyoruz. Dünyada insan nesli yaşadıkça çöp olmaya devam edecek. Çöpün içindeki geri dönüştürülebilir malzemelerin önemli bir miktarını yiyecek ve içecek ambalajlarında kullanılan metal, plastik ve cam atıklar ile kağıt ve karton oluşturmaktadır. Tüm bu malzemelerin tekrar üretim sürecine geçmesi için aşağıdaki beş temel basamak gerçekleştirilir. Geri dönüşüm pek çok agacın hayatını kurtarırken dünyanın yeniden yaşanılacak bir yer olmasına yardımcı olur. Değerlendirilebilir nitelikli atıklari çöple karismadan ayri bir kutu ve yerde toplayarak kaynakta çöpü ayrıştırabiliriz. Bu atıklar çöple karıştırılmadan toplanabilir. Bu şekilde geri dönüşebilen ürünleri çöp pisliğine girmeden yeniden kullanabiliriz. İstanbul neredeyse on beş milyon nüfusuyla çöp üreten büyük bir şehirdir. Bu on beş milyon insanın her biri günde bir poset çöp çıkarsa ortaya çıkan çöp dağını siz düşünün. Değerli travesti dostlarım evlerimize çıkardığımız çöpleri kaynağında ayrıştırarak dünyaya güzellik katmak elimizde geçenlerde Şişli travestilerinden bir bireyin evine misafirliğe gittim. Kapıdan içeri girmeden önce dikkatimi kapı önünde bulunan kutular çekti. Cam için ayrı, kağıt için ayrı ve normal çöp için ayrı kutuları kapı önüne yerleştiren travesti arkadaşımın doğaya verdiği önem gözlerimi yaşarttı. Aslında yaptığı bu işleme sınıflama deniliyor ve bu sayede çöpler ayrışıyor. Mesela cam atıklar gerekli temizleme işleminden geçtikten sonra yeniden kullanılıyor kağıt atıklar bu is için hazırlanan makinelerden geçiriliyor binlerce ağacın hayatı kurtuluyor. Özellikle pilleri kesinlikle çöpe atmayın dogada asla kaybolmayan pil atıklar ayrıca etrafa radyasyon yayıyorlar. atıkları değerlendirmek üzerine açılan kurslarda bu atıklardan değerli eşyalar yapan birkaç travesti arkadaşım var kendilerine harika takılar yapan Bursa’da yaşayan bu dostlarım bir tane kolyeyi de benim için hediye paketine koyarak İstanbul’a yollamışlar. Aslında ben de yetenekli olsaydım kesinlikle bu kurslardan birine yazılırdım ama içinizde kendine güvenen varsa bence zaman kaybetmeden bu kurslara isimlerini yazdırsınlar hem bos durmayıp hem de faydalı bir ürün ortaya çıkarmak çok güzel bir duygu olsa gerek. Her neyse daha fazla kafa ütülemeyim. Sevgilerimle travesti iclal.